MENÜ

OktoBlog

Oyunlaştırma Nedir? Neden Kullanıcı Deneyimini Bambaşka Bir Seviyeye Taşıyor?

Oyunlaştırma Nedir? Neden Kullanıcı Deneyimini Bambaşka Bir Seviyeye Taşıyor?

Kullanıcı merkezli bir yaklaşımda ihtiyaçlara cevap veren bir ürün tasarlamak, beraberinde farklı ve yaratıcı bir bakış açısı barındırıyor. Tasarımcıların her zaman daha iyiye ulaşmak için denediği farklı metotlar gün geçtikçe artıyor ve farklı teknolojiler, ilginç yöntemler keşfedildikçe, hepsinin özünde aynı faktör yer alıyor: insan duyguları.

Tasarımda kullanıcılara kendini sevdiren, etkileşimi arttıran, sorun çözen bir yol bulunduysa, bu yoldan ilerlememek mümkün değil. Bu şekilde insan duygularını dikkate alarak bir ürünü eğlenceli, kullanışlı ve hale getirmenin başka bir yöntemi de oyunlaştırma tekniği. Çünkü her şey kullanıcılar için! Öyleyse bu yöntemin ne olduğuna bakalım:

Oyunlaştırma Nedir?

Bildiğimiz oyun tasarımı değildir, sistemlerin içine oyun koymak da değildir; oyun dışındaki herhangi bir platformda, oyunlarda kullanılan tekniklerden yararlanmaktır. Oyun elementleriyle hedeflenen kullanıcı davranışını elde etmek, etkileşimi arttırmak amaçlı kullanılır. Doğru kullanıldığında sonuç veren ve kullanıcı deneyiminde de oldukça işe yarayan bir yöntemdir.

Neden İşe Yarıyor?

Oyunlaştırmada insanları eğlendirirken belli görevler veya aşamalar sunarak insanlara yarışma, zorlukları geçme gibi görevler veriliyor. İnsan tabiatında olan ve iyi hissettiren yarışma, görev tamamlama, ödül elde etme vb. gibi faktörlerle kullanıcıların sistemle etkileşimi maksimum seviyeye çıkarılabiliyor.

Oyunlaştırma Yöntemleri Nelerdir?

Oyunlaştırmada önemli olan kolay ve keyifli bir deneyim sunmak ve kullanıcılara net bir hedef göstermektir. Ve nereye ulaşmak istendiğini bilmek önemlidir. Satış arttırmak, oyunlaştırma sonucu direkt ulaşabileceğiniz bir hedef değildir. Oyunlaştırma, kullanıcı deneyimini çok daha iyi hale getiren önemli bir faktör olarak görülmelidir.

SAP’den Janaki Kumar’ın yaptığı araştırma sonucu bulduğu, oyunlarda genel olarak kullanılan elementlerin bazıları bu şekilde:

“Görevler, Verimlilik, Keşif, İlerleme, Ödül, Rozetler, Meydan Okuma, İşbirliği Yapma, Seyahat, Yardım Etme, Kayıp Önleme, Mutluluk, Geri Sayım, Başarı Elde Etme.”

Birkaç tanesi rastgele bir şekilde seçip direkt uygulamak doğru bir seçenek değil elbette. Yapılan ürün ve bu ürünü kullanacak kişilere hangisi en iyi motivasyonu sağlıyor? Bu soru yola çıkmak için doğru bir başlangıç olabilir. Bir yere oyunlaştırma koyuyorsanız, bunun bir anlamı ve hedefi olması gerektiğini de unutmayın.

Peki bunlar bir ürüne veya servise nasıl yerleştiriliyor?

      1. Zorlu Görevler

Zorlu görevleri aşmak insanı motive eden en büyük faktörlerden birisi. İnsanları harekete geçiren, bir görevi çözebildiklerinin kanıtlanmasını sağlayan bu durumun sonunda bir ödülün de olması, kullanıcılar için oldukça cazip geliyor. Dualingo, Foursquare gibi uygulamalarda gördüğümüz, her bir görev aşılınca (yer bildirimi yapmak, dil öğrenme aşamalarını geçmek vs.) verilen unvanlar buna bir örnek.

   2. Puanlamalar

Bu maddeyi kullanıcıların başarısını ölçmek olarak açıklayabiliriz. Video görüntülenme sayısı, takipçi sayısı, yer bildirimi sayısı, elde edilen seviyenin gözükmesi vs. ürünle etkileşimi oldukça arttıran bir faktör. Ürüne veya projeye uygun bir şekilde tasarlanmış bir puanlama sistemi, kullanıcı deneyiminize artı bir değer sağlar.

    3. Rozetler, Etiketler, Çıkartmalar

Küçükken okullarda defterlere, ödevlere yapıştırılan yıldızlı çıkartmalar, aferin yazıları, verilen kırmızı kurdeleler değişmedi. Sadece şekil değiştiriyor! Farklı, eğlenceli ve yaratıcı bir şekilde hazırlanmış, belli görevleri tamamlayan kullanıcılara çıkartma, yıldız ve rozet vermek eskimeyen bir yöntem. Karaoke bar’a gittiğinizde Foursquare’in size verdiği “Karaoke Rocker” çıkartması buna bir örnek.

 4. Yarışmalar

Hayat bir yarışma, öyle değil mi? Çünkü herkesin içinde bir kazanma güdüsü var. Eylem ve hareketlerinin öylesine kaybolup gitmediğini ve bir yerlere kaydedildiğini görmek kullanıcılar için oldukça cazip geliyor ve o platformda var olmalarını bir nedene bağlamış oluyor. Ancak dikkat, insanları yarıştırırken ana fikirden kopmayın.

    5. Yolculuk

Ürünle etkileşim nasıl bir yolculuk olmalı? Kolay ve anlaşılır bir yoldan mı ilerleniyor yoksa karmakarışık ve zor bir yoldan mı? Onlara yardımcı olunuyor mu? Bir kullanıcıya yol göstererek, deneyimini daha kolay bir hale getirmek ve kişiselleştirmek onun yolcuğunu çok daha kolay ve keyifli bir hale getiriyor. Kullanıcıyı yalnız bırakmamak ve yanında olunduğunu hissettirerek, aşamaları onun için kolaylaştırmak gerekli.

     6. Zorluklar

Kolay olup da eğlenceli olan ne var ki! Elbette kullanıcı deneyimini kolaylaştırmak gerekli ama rolleri ve görevleri kolaylaştırmak, direkt sonuca ulaşılmasını sağlamak o kadar da keyif vermeyecektir. Yani kullanıcılara yol gösterirken işleri kolaylaştırmaktan çekinmeyin, ancak görevleri kendi kendilerine yapmalarına izin vermek adına görev ve rolleri basit bir hale getirmemeye dikkat edin. Bu zorluklar arasında kısıtlı bir zamanda bir görevi bitirmek, görevi bitirmek için son gün bugün gibi uyarılar eklemek, doğru bir konumlandırma olacaktır.

 

Oyunlaştırma, tasarım dünyasında yükselen ve kaçırmamak gereken bir metot. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?