MENÜ

OktoBlog

Yoksa siteniz mobil değil mi?

Yoksa siteniz mobil değil mi?

En az 5 yıldır, bu yıl mobilin yılı olacak cümlesini duyuyoruz. Blogların, forumların, çevremizdeki herkesin dilinde bir mobil yılı var ancak o yıl bir türlü gelemedi. Haksızlık etmeyelim, eskiye göre mobilde tabii ki de bir gelişme söz konusu ama hedeflenen, hayali kurulan rakamlara ulaşılamadı. Neden ulaşılamadı, hiç düşündünüz mü?

Akıllı telefonların 7’den 70’e herkesin elinde olduğu bu dönemde şirketler de pazardaki bu artışı görerek her biri mobil uygulama, mobil web sitesi hazırlamaya koyuldu. Pazarın bu açığı hızlıca kapatıldı ama ne kadar doğru şekilde kapatıldığı tartışılır. Yüzlerce sektör, milyonlarca insan var ama elimizde üç aşağı beş yukarı hep aynı tarz uygulamalar ve siteler var. Sürekli yeni olana adapte olmaya çalışırken hep ‘bizim de olmalı’ mantığıyla hareket ediyoruz, her şey hemen hızlıca gerçekleşsin, önce biz yapalım istiyoruz. Şöyle ki, bazı şirketler yeni trend mobil, biz de trendlere ayak uydurmalıyız mantığıyla, aceleyle ve araştırma yapmadan hareket ettikleri için istedikleri başarıya ulaşamadılar. İlk aşamada kullanıcıyı göz ardı edip, sadece temel fonksiyonlara odaklandılar.

Şirketler kullanıcıların ihtiyaçlarına, hedef kitlelerinin hayat tarzına uyumlu mobil uygulama ve sitelerle çıkış yapsalardı belki de mobilin yılı gerçekten gelmişti. Bu durumda şirketlerin önceliklendirmesi gereken ilk konu kullanıcılarıyla ”empati” kuran mobil tasarımlar hazırlatmak olmalı. Çünkü aceleyle yapılan yenilemeler ve kullanıcıları hiçe sayarak yapılan geliştirmeler bir noktadan sonra firmaların yeniden bütçe ayırıp yama şeklinde düzenlemeler yapmasına neden oluyor. Tüm bu tutarsız ve aceleye gelmiş tasarımlar da kullanıcının kafasını karıştırmaya, ara yüzler arasında kaybolmasına, neticede vazgeçip gitmesiyle sonuçlanıyor.

UX araştırması can kurtarır

Bu noktada UX araştırması yardıma koşuyor. Haydi, biz de mobile girelim, mobil sitemiz olsun diye başlayan macerada doğru adımların atılması oldukça önemli. Başlangıcı doğru analiz ve mevcut kullanıcıları veya hedef kitleyi analiz eden UX araştırmaları ve testlerle yapan firmalar, mobil siteye geçiş sürecinde doğru stratejiyle, daha hızlı ve efektif ilerleyebiliyor.

Kullanıcıların neye ihtiyacı olduğunu anlamamıza olanak sağlayan UX araştırması sonucunda tasarımın da nasıl olması gerektiği konusunda elimizde veriler oluyor. Araştırmanın sonunda hedef kitlenin ürünü kullanım deneyimi ölçülüyor. Eksikler, zorlandıkları noktalar tespit ediliyor ve ürün de buna uygun kullanıcı odaklı revize edilebiliyor.

Bunu doğru şekilde yapan firmalar önümüzdeki dönemde kullanıcılarının da kalbini kazanacak gibi gözüküyor. Onları küstürmeyen tasarımlar, kolay kullanabilecekleri ara yüzler mobil sitede, küçük ekranlarda dahi, aradıklarını bulmalarını kolaylaştıracak.

Araştırmadan yola çıkmıyoruz

OktoPeople olarak biz araştırmaya ayrı bir önem veriyoruz. Tasarıma ve geliştirmelere başlamadan önce mutlaka önce sizi, ürününüzü ve müşteri kitlenizi analiz ediyoruz. Kendi geliştirdiğimiz ”Düşünce Atölyesi” yöntemi ile yaptığımız bu analizlerde hem sizinle hem de müşterilerinizle empati kurarak yola koyuluyoruz. Kullanılabilirlik testlerinde ise potansiyel müşterilerinizden oluşan en az 6 en fazla 24 olmak üzere farklı hedef gruplarına ürününüzü denetiyor ve onları gözlemliyoruz. Nerede zorlanıyorlar, hangi alanlar onlar için önemli söz konusu ürünün deneyim ve kullanılabilirlik testlerinde netlik kazanıyor. Bu sayede daha verimli ve kullanıcı odaklı tasarımlar çıkartabiliyoruz.

Mobil siteye geçmeden siz de bizimle iletişime geçin, tıpkı bir doktor gibi sitenizin veya uygulamanızın UX analizini çıkartalım, hastalığı neymiş araştırıp tespit edelim. Siz de reçetesiz, verisiz yola koyulmayın.

Bize buradan ulaşabilirsiniz